More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Murat SongürProfileFriendsBlogMore Tools Explore the Spaces community

Murat Songür

2/15/2008

Review: Microsoft’s Hyper-V puts VMWare and Linux on notice

Mary Jo Foley'den Microsoft’s Hyper-V hakkında çok güzel bir yazı. Göz atmanızı tavsiye ederim.


Review: Microsoft’s Hyper-V puts VMWare and Linux on notice by ZDNet's Mary Jo Foley -- Linux aficionado Jason Perlow finds a lot to like in Microsoft's Hyper-V hypervisor. He goes so far as to christen Hyper-V the potential "killer app" for Windows Server 2008. Here's why Perlow thinks Hyper-V will give VMWare and Linux vendors a run for the money.
2/7/2008

Sanallaştırma Dediğimiz Şey

Son günlerde bilişim dünyasında adını en çok duyduğumuz kavramlardan bir tanesi de Sanallaştırma. Her ne kadar sanallaştırma sözcüğüne her üretici farklı anlam yüklese de, ortak nokta var olan donanım bileşenlerinin, yazılım teknolojileri kullanılarak daha esnek alternatif yapılar şeklinde kullanılması.

Sanallaştırma sözcüğü son zamanlarda popüler olarak kullanılmakta. Aslında bilgi işlem dünyasının başlangıcından bu yana kullanılan bir teknoloji. Bir anabilgisayar ve çok sayıda terminalden oluşan ilk bilgisayar sistemlerinde kullanılan yapı sanallaştırma için en güzel örnek belki de. Her bir kullanıcı kendi önündeki terminalin tuşlarına basarak işlem yapmakta, ancak işlemler tek bir anabilgisayar üzerinde o kullanıcıya ayrılmış bir alanda gerçekleşmekte. Sanki her bir kullanıcının kendisine ait bir sanal bilgisayarı var gibi.

Sanallaşan bilişim yapılarının iddialı isimlerinden bir tanesi de hiç kuşkusuz Microsoft. Sahip olduğu geniş müşteri kitlesinin elinde bulunan kaynakları mümkün olan en verimli şekilde kullandırmak için Dinamik Sistem Girişimi adı altında başlattığı hareketin temel taşlarından birisini de sanallaştırma teknolojileri oluşturuyor.

Yeni kuşak sanallaştırma teknolojilerinde Microsoft, tek bir alanda ürün sağlamakla kalmayıp, kurumların uçtan uca sanallaştırılmış yapılar kullanmasına yönelik çözümler üretmek stratejisini benimsemiş durumda.

360° Sanallaştırma – Microsoft’un uçtan uca sanallaştırma çözümleri

Gelin, Microsoft’un Sanallaştırma çözümlerine birlikte bir göz atalım:

Önce bir klasik: Sunum Sanallaştırma

Daha önce de bahsettiğimiz anabilgisayar ve terminaller mimarisi, haliyle yıllar içinde metin tabanlı yeşil ekranlardan grafik arayüzlü terminallere geçti. Ancak çalışma mantığında bir farklılık yok; hala işi sunucu bilgisayarlar yapıyor, kullanıcılar klavye ve mouse ile veri girişi yapıyor, yaptıkları işlemlerin neticelerini terminallerinden görüyorlar. Kullanıcılar bu işlemleri, bu işlem için özel olarak tasarlanmış ince istemcilerden yapabildikleri gibi, masaüstü bilgisayarları üzerinde terminal bağlantı yazılımı çalıştırarak da gerçekleştirebiliyorlar. Microsoft bu alanda, hem sunucu, hem de istemci tarafında çözümler sağlıyor. Sunucu tarafında Microsoft Windows Server 2003 ve çok yakında gelecek olan Windows Server 2008 sunucu işletim sistemleri üzerinde bulunan Terminal Services for Windows servisi ile sunucular üzerinde terminal oturumları açılması sağlanıyor. Bu oturumları, Windows XP Embedded işletim sistemi çalıştıran ince istemciler, ya da masaüstü bilgisayarınızda çalışan Windows Vista ya da Windows XP işletim istemlerinde bulunan Remote Desktop Client yazılımı ile açarak çalışmanız mümkün.

Sunum sanallaştırma yapısı, tüm uygulamaların merkezi sunucularda çalışması nedeni ile sistem yöneticilerinin tercih edebildikleri bir yöntem. Bu şekilde uygulama ayarlarını kendi kontrolleri altında bulunan terminal sunucularında tutan sistem yöneticileri, “bilgisayarımda Word çöktü” gibi şikâyetler duymuyorlar. İstemci bilgisayarın terminal oturumu açabilmesi, işlerin yürümesi için yeterli. Ancak ağ bağlantılarının sağlam olması gerekiyor; çünkü ekranlar güncellendikçe istemcilere hatırı sayılır bir veri aktarımı söz konusu. Bir de... Bağlantı koptuğu zaman, yapacak hiçbir şey yok. İstemciniz iyice inceltilmiş bir istemciyse fal bile açamıyorsunuz.

Daha detaylı bilgi için http://www.microsoft.com/windowsserver2003/technologies/terminalservices/default.mspx adresini ziyaret edebilirsiniz.

İstemcilerden devam edelim: Masaüstü Sanallaştırma

Daha önce bir sistem entegratörü firmada çalışıyordum. Ürünlerini sattığımız iki donanım üreticisinin konfigüratörleri aynı veritabanı motorunu kullandıkları için bir arada çalışmazlardı. Eh, firma da sırf bu yüzden bana iki bilgisayar verecek değil ya. “Keşke bilgisayarımın içinde bir bilgisayar daha olsa” dediğim andan beri Microsoft Microsoft Virtual PC kullanıyorum. Her iki konfigüratör de ayrı Virtual PC’lerde çalışıyor, böylece birbirine dokunmuyordu. Yalnız o günlerde Uygulama Sanallaştırma diye bir şey yoktu; olsa onu tercih ederdim, yeri gelmişken söyleyeyim.

Microsoft Virtual PC 2007 adından da anlaşılacağı üzere, kişisel bilgisayarınız üzerinde sanal bir bilgisayar ortamı oluşturuyor. Siz buna münasip gördüğünüz kadar bellek veriyor, sanal ağ karının erişimini istediğiniz gibi ayarlıyor, istediğiniz işletim sistemini yüklüyorsunuz. O kendi ayrı bir bilgisayar gibi çalışıyor. Sisteminiz üzerinde oluşturacağınız sanal bilgisayar sayısında programın getirdiği bir limit yok. Sizin asıl sisteminiz ne derece bu sanal bilgisayarların bir arada çalışmasını destekler, orası donanıma kalmış. Lisans olarak, aldığınız bir Windows Vista işletim sistemi üzerinde sanal bilgisayarda çalıştırdığınız ikinci bir Windows masaüstü işletim sistemi için ek bir ücret ödemiyorsunuz. Eğer Windows Vista Enterprise ya da Windows Vista Ultimate kullanıyorsanız bu rakam 1 asıl + 4 sanal Windows masaüstü işletim sistemi kullanma hakkına çıkıyor.

Bir ben var bende benden içeri (Vista’lı bilgisayarım Microsoft Virtual PC 2007 ile XP de çalıştırırken)

Microsoft Virtual PC 2007 tek bir masaüstü sistemde birden fazla işletim sistemi oturumu ihtiyacı duyanlar için ideal bir çözüm. Microsoft WEB sitesinden ücretsiz olarak indirebileceğiniz Microsoft Virtual PC 2007 hakkında daha detaylı bilgi için http://www.microsoft.com/windows/products/winfamily/virtualpc/default.mspx adresini ziyaret edebilirsiniz.

Uygulama Sanallaştırma: Masaüstü sanallaştırma çözümlerinde son nokta

Microsoft’un uygulama sanallaştırma çözümü Microsoft Softgrid for Windows’u anlatmak belki de en zoru. Ama inanın ki bahsedilen tüm teknolojiler içinde de en güzeli, en keyiflisi.

Şöyle başlasak... Siz masaüstü bilgisayarlarınıza bir Windows Vista yükleseniz. Donanım sürücülerini ayarlasanız, üstüne bir de antivirüs. Sonra bir de bir programcık yükleseniz. Sonrasını o programcık halletse.

Siz bilgisayarınıza kullanıcı adınız ve şifrenizle girdiğinizde o programcık gidip sizin etkialanı sunucunuza baksa. Burada sizin daha önceden verdiğiniz haklar dahilinde “Bu bağlananın Word, Excel, Powerpoint, vb. programları çalıştırma hakkı var” deyip, o programların ikonlarını sizin masaüstünüze getirse. Siz onları çalıştırmak istediğinizde, çalışmaları için gereken dll, ini, ocx vb. ek bileşenleri ile sizin masaüstü bilgisayarınıza çekse. Bunların herbiri için sanal dizinler, kayıt düzenlemelerinden oluşan izole bir “uzay” yaratsa. Böylece hiçbir dll ya da kayıt girdisi birbiriyle çakışmasa (bkz. bir önceki konfigüratör çakışması). Son kullanıcı bunları sabit diskinde exe vb. olarak göremediği için yanlışlık ya da kasıtla silemese. Siz sürüm yükseltmesi yapacağınız ya da yama yükleyeceğiniz zaman bunu sadece ana sunucuda yapsanız. Aynı program siz bir sonraki bağlandığınızda “Aaa, bunun yenisi çıkmış, ben bunun yen halini çekeyim” dese.

Uygulamalar izole uzaylar olarak sabit diskte bulunduğundan, ağ bağlantısı kopsa bile bilgisayarınızda uygulamalar çalışmaya devam etse. Sonra ağ tekrar geldiğinde yaptığınız çalışmalar sunucudakilerle tekrar senkronize olsa.

İşte biz Microsoft’ta bu işi yapan çözüme Microsoft Softgrid for Windows diyoruz.

Geleneksel istemci mimarisi ve SoftGrid.

Vardiyalı çalışma yapılan, aynı anda bir programın farklı sürümlerinin çalıştırılması gereken yerlerde Softgrid Microsoft müşterilerinin tercihi oluyor. Çok sayıda istemciye uygulamaları ihtiyaç duyulduğu ilk anda otomatik olarak yüklenmesi, özelliği ile yazılım dağıtımı, tek noktadan yükleme gibi uygulamaları çok kolay gerçekleştirebileceğiniz Microsoft Softgrid for Windows hakkında detaylı bilgi http://www.microsoft.com/systemcenter/softgrid/default.mspx adresinde.

Sunucular da sanallaşır: Microsoft Virtual Server 2005 R2 ve Microsoft Windows Server 2008 with Hyper-V

Şimdiye kadar hep masaüstü sistemlere odaklanmış sanallaştırma çözümlerinden bahsettik. Oysa sunucu sistemlerin sanallaştırılması da oldukça büyük ve ilgi gören bir pazar.

Bir sunucu sistemi ölçeklendirirken hep bu sunucunun kaldırması gereken tepe yük değerini esas kabul ederiz. Muhasebede kullanılan sunucularda, ay sonlarında bizim beklentilerimize uygun sürede mizan dökecek şekilde bir ölçeklendirme yapılır. Oysa, söz konusu sunucu normal ay içerisinde belki de bu yükün ancak yarısı kadar işlem yapmakta; bu sunucu için satın alınan kaynakların çoğu atıl kalmakta. Yine muhasebe programında kullanılan uygulama sunucuları yalnız mesai saatlerinde işlem yaparken, geceleri pek işlem yapmamakta. Güzel bir başka örnek yedekleme sunucusu olacak. Bütün gün hemen hiçbir işlem yapmayan bu sunucuyu ancak gece yedek alırken kullanıyoruz. Kalan vakti elektrik tüketmekle geçiyor.

Sanallaştırılmamış bir sunucu ortamında muhasebe veritabanı sunucusu olarak 2 işlemcili, 4 GB bellekli bir sunucu, muhasebe uygulama sunucusu ve yedekleme sunucuları olarak ta birer adet 1 işlemcili, 2 GB bellekli bir sunucu ölçeklendirdiğimizi varsayalım. Toplam 4 işlemci ve 8 GB RAM aldık. Bunun anakartı, etherneti vb.si de var da, şimdilik onlar bir kenarda dursun. Bunların üzerine de 3 tane Windows Server 2008 yükleyeceğiz. Klasik ortamda cebimizden çıkacak olan bunlar.

Sunucu sanallaştırmada temel hedeflerden biri bu atıl kaynakları daha iyi planlamak. Yukarıda verdiğimiz örnekte bahsi geçen her üç sunucuyu da tek bir fiziksel donanım üzerinde çalışan üç sana sunucu olarak planlayabiliriz. Bu durumda, gündüz muhasebe uygulama sunucusuna adadığımız işlemci ve bellek gücünü, mesai saati sonunda kısıp, yedekleme sunucusuna kaynak olarak adayabiliriz. Böylece bir fiziksel sunucu kadar masraftan arınmış oluruz. İlave olarak da muhasebe veritabanının sadece ay sonlarında ikinci işlemcinin gücüne ve ekstra 2 GB belleğe ihtiyaç duyduğunu hesaplarsak bir tasarruf ta buradan yapabiliriz.

Biraz kaba bir hesapla, 2 işlemci ve 4-5 GB RAM ile aynı işlemi eşdeğer performansla yürütmek mümkün olabilir. Durum her zaman böyle yarı-yarıya oranında olmasa da, özellikle farklı rollerin olduğu ve yüklerin daha detaylı planlanabildiği senaryolarda oldukça yüksek oranlarda tasarruf sağlamak mümkün. İşin bir de Windows lisansları kısmı var ki, oraya biraz sonra değineceğim.

 

Geleneksel sunucu mimarisi ve sanallaştırılmış sunucu mimarisi.

Sunucu sanallaştırma konusunda iki farklı mimari kullanmak mümkün. Bunlardan biri tıpkı masaüstü sanallaştırma örneğinde olduğu gibi, önce bir ev sahibi işletim sistemi yüklemek. Sonra bunun üzerinde sanal sunucular oluşturmak. Mantığı basit, uygulaması basit bir yöntem olmakla birlikte bazı sakıncaları var. Öncelikle, ev sahipliği yapan işletim sisteminde bir arıza olduğunda, bütün misafir işletim sistemleri de etkileniyor. Buna ilave olarak, sağlıklı çalışma durumunda, ev sahibi işletim sisteminin kendi kullanımı için tükettiği sistem kaynakları, misafir işletim sistemlerine adanacak kaynakların azalmasına neden oluyor. Microsoft Virtual Server 2005 R2, Microsoft’un bu mimaride sunucu sanallaştırması için getirdiği çözüm. Microsoft Windows Server 2003 işletim sistemi kurulduktan sonra yükleyeceğiniz Microsoft Virtual Server 2005 R2 üzerinde, ister 32 bit, sisteminiz destekliyorsa da ister 64 bit misafir işletim sistemlerini bir arada çalıştırmanız mümkün. Microsoft Virtual Server 2005 R2 ücretsiz bir ürün ve Microsoft’un WEB sitesinden indirilebiliyor.

Sunucu sanallaştırmada bir diğer yaklaşım ise sunucu açıldığı anda araya ince bir sanallaştırma katmanı yüklemek ve daha sonra sunucuların fiziksel kaynaklarını bu katman yardımı ile ilgili sanal sunuculara atamak. Bu mimaride, ev sahibi ya da misafir yok. Haliyle daha önce belirttiğimiz dezavantjlar da ortadan kalkıyor.

Bu özellik Microsoft Windows Server 2008 ile birlikte geliyor. Microsoft Hyper-V olarak adlandırılan bu teknolojide sunucu açıldığında Microsoft Hyper-V, sunucu üzerinde bulunan Hypervisor adlı sanallaştırma işlemcileri ile direk iletişime geçiyor. Böylece bu katmanın üzerine yapılandırılacak sanal sunuculara adanacak kaynaklar belirleniyor ve sanal sunucular bu katmanın üzerinde çalışmaya başlıyorlar. Hyper-V, Microsoft Windows Server 2008’in tümleşik bir parçası ve ayrıca ücretlendirilmiyor. Dikkat edilmesi gereken nokta, Hyper-V için sunucu üzerinde muhakkak Hypervisor yongasının bulunması gerekliliği. Bu yonga yalnızca 64 bit işlemcili sunucularda bulunuyor. Hyper-V devreye girdikten sonra sunucu üzerinde ister 32 bit, isterse de 64 bit işletim sistemleri bir arada çalışabiliyor.

Microsoft Windows Server 2003 ve Microsoft Windows Server 2008 ürünlerinin Standard sürümleri ile asıl sunucu ile birlikte ikinci bir sunucu işletim sistemini kullanmanız durumunda ek bir lisans bedeli ödemiyorsunuz. Enterprise sürümlerde bu rakam 1 asıl ve 4 sanal sunucu şeklinde. Yukarıda sanallaştırdığımız sunucu örneğinde sadece bir adet Microsoft Windows Server 2008 Enterprise sürüm satın almanız yeterli; lisanstan da bir tasarruf söz konusu. Microsoft Windows Server DataCenter sürümünü aldığınızda ise ek bir lisans bedeli ödemeden sınırsız sayıda sanal sunucu kullanabilirsiniz.

Microsoft Virtual Server 2005 R2 ve Microsoft Windows Server 2008 with Hyper-V hakkında daha detaylı bilgiyi http://www.microsoft.com/windowsserversystem/virtualserver/ ve http://www.microsoft.com/windowsserver2008/virtualization/default.mspx adreslerinde bulabilirsiniz. Güzel bir başka lin ise http://www.microsoft.com/windowsserver2003/howtobuy/licensing/calculator.mspx; buradan size özel sanallaştırma senaryosunda hangi modelde lisanslama yapmanın daha uygun olabileceğini görebiliyorsunuz.

Ortak Nokta: VHD

Belirtilmesi gereken önemli bir nokta, Microsoft’un sanal istemci ve sunucular için aynı sanal sabit disk yapısını kullanıyor olması.

Daha önce bahsetmedik; sanal istemci ya da sanal sunucu oluşturduğunuzda, sabit diskinizde bir dosya oluşturuyor ve bunu sanal bilgisayarın sabit diski olarak tanıtıyorsunuz. Buna sanal disk deniyor. Sanal bilgisayar bu dosya üzerinden açılıyor; ayarlar vb. bu dosyada tutuluyor.

İşte bu dosyanın standart bir yapıda olması, platformlar arası geçişte büyük kolaylık sağlıyor. Siz masaüstü bilgisayarınızda Microsoft Virtual PC 2007’de bir Windows Server 2003 kurulumu yapıyor; testlerini, ayarlarını tamamlıyorsunuz. Sonra bu makineyi doğrudan üretim ortamında Microsoft Virtual Server 2005 R2 üzerinde üretime alabiliyorsunuz.

Bu uyumluluk Microsoft Windows Server 2008 ile birlikte gelen Hyper-V mimarisi için de geçerli. Özetle bugün Microsoft Virtual Server 2005 R2 üzerinde çalışan sanal sunucularınız Microsoft Windows Server 2008 üzerinde de bir değişiklik yapılmadan çalışabilecek.

Microsoft System Center Virtual Machine Manager: Orkestra Şefi

Bunca şeyi sanallaştırdıktan sonra, bir de bunları yönetecek bir araca ihtiyacınız olması muhtemel. Bu konuda piyasadaki tek çözüm olan Microsoft System Center Virtual Machine Manager bu noktada devreye giriyor.

Sanal sunucular örneğinde verdiğimiz, “akşam uygulama sunucusu kaynağını kıs ve yedekleme sunucusuna ver; sabah ta tam tersini yap” işleminin otomasyonu Microsoft System Center Virtual Machine Manager’ın yapabildiklerinden sadece biri. Bir sanal sunucuyu, bir fizik fiziksel makineden diğerine kaydırmak, belirli yetkiler dahilinde belirli gruplara sanal makineler yaratma yetkileri vermek, sanal sabit disklerin birden fazla kurulumda kullanılması, sanal makine kaynaklarının ve kullanımının raporlanması gibi yönetimsel işlemleri, kullanımı kolay bir arayüz ile sizlere sunuyor. Sanallaşmış ortamlar için “olmazsa olmaz” bu ürün ile ilgili bilgileri de http://www.microsoft.com/systemcenter/scvmm/default.mspx adresinden bulabilirsiniz.


Başta da belirttiğimiz üzere sanallaştırma ile hedeflenen, var olan donanım bileşenlerinin, yazılım teknolojileri kullanılarak daha esnek alternatif yapılar şeklinde kullanılması. Bilişim devi Microsoft, sanallaştırma konusunda masaüstünden, veri merkezi çözümlerine kadar çok farklı yelpazede ürünleri ile bu esnek yapıların oluşturulması konusunda çözümler sağlamayı hedefliyor. Microsoft sanallaştırma teknolojilerini, Microsoft ürün ailesi ile birlikte kullanarak oluşturabileceğiniz altyapılar ile kendi hayallerinizle sınırlı bilişim ortamlarına sahip olabilirsiniz.
 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!